Chuck Berry, 1950’lerde geliştirdiği gitar rifleri ile rock and roll’un gitar diliyle özdeşleşmesini sağlayan isimlerden biridir. T-Bone Walker gibi blues gitaristlerinden etkilendiği bilinir; bu etkiyi kendine özgü, enerjik double-stop (çift tel) rifflere dönüştürdü.
1958’de yayımlanan “Johnny B. Goode”, Berry’nin gitar rifflerinin ve sahne performansının en bilinen örneği olarak kabul edilir. Şarkının giriş riffi, sonraki kuşak rock gitaristleri için neredeyse bir başlangıç noktası haline geldi.
Berry’nin sahnedeki “duck walk” (ördek yürüyüşü) hareketi, gitar performansının sadece işitsel değil görsel bir gösteri unsuru da olabileceğini kanıtladı ve sahne performansı kültürüne kalıcı bir iz bıraktı.
Berry’nin gitar rifflerinde kullandığı blues gam yapıları, kendisinden sonra gelen rock gitaristleri için bir çeşit ortak dil oluşturdu; bu riffler günümüzde hâlâ birçok başlangıç seviyesi gitar müfredatında yer alır.
1972’de “My Ding-a-Ling” ile listelerde ilk sıraya yükselmesi, kariyerinin sahne enerjisinin yıllar geçse de dinleyici ilgisini koruduğunu gösterdi.
Genellikle Gibson ES-350T ve ES-355 gibi yarı akustik gitarlar kullanan Berry’nin double-stop teknikleri, günümüzde hâlâ başlangıç seviyesi rock gitar derslerinde öğretilen temel yapı taşlarından biridir.