Blues rock, 1960’ların ortasında Amerikan blues geleneğinin İngiliz ve Amerikalı rock müzisyenleri tarafından yüksek sesli, elektro gitar ağırlıklı bir formata taşınmasıyla ortaya çıktı. John Mayall’s Bluesbreakers, Cream ve erken dönem Fleetwood Mac (Peter Green döneminde), bu türün temellerini atan gruplar arasında sayılır.
Tür, geleneksel 12 bar blues yapısını korurken, distorsiyonlu gitar tonları, uzun doğaçlama solo bölümleri ve rock ritim biçimlerini bu yapıya ekledi. Bu birleşim, blues’un duygusal derinliğini rock’ın enerjisiyle buluşturdu.
Erken dönem Led Zeppelin kayıtları da blues rock’ın rock müziğe geçiş sürecindeki önemli örnekler arasında yer alır; blues rifflerinin ağır gitar tonlarıyla yeniden yorumlanması, sonraki hard rock ve heavy metal türlerine de zemin hazırladı.
John Mayall’s Bluesbreakers ile 1966’da kaydedilen ve içinde Eric Clapton’ın yer aldığı albüm, genellikle “Beano albümü” olarak anılır ve blues rock’ın İngiltere’deki gelişiminde referans noktalarından biri kabul edilir.
Tür, zamanla Fleetwood Mac’in Peter Green döneminden Joe Bonamassa gibi günümüz sanatçılarına kadar uzanan geniş bir çizgide varlığını sürdürmüş, blues’un elektro gitarla ifade edilme biçimini sürekli güncellemiştir.
Blues rock, günümüzde hâlâ elektro gitar eğitiminin önemli bir parçasıdır; pentatonik gam, bending ve vibrato gibi temel teknikler büyük ölçüde bu türün doğaçlama anlayışından beslenir.